Rehber Isparta
Buğdayda hasada sayılı günler kaldı

Buğdayda hasada sayılı günler kaldı

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, buğdayda resmen servet kaybedildiğini bildirdi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, Türkiye’de üretim ve kullanımda ürün kayıplarının büyük boyutlara ulaştığını belirtti. Zararlılar, ayarsız ve eski biçerdöverler, teknik uygunluğu olmayan hasat nedeniyle buğdayda dane kaybının, gelişmiş ülkelerdeki dane kaybından hayli fazla olduğunu vurgulayan Bayraktar, dane kaybının yüzde 2’yi geçmemesi gerektiğine dikkat çekti.

Kayıp sadece bu kadarla sınırlı değil. Hasat sonrasında da depolamada ambar zararlıları, uygun olmayan depo şartlarının neden olduğu rutubet, taşıma kayıpları gibi faktörler ürünün israf edilmesine yol açıyor. Bayraktar, şunları kaydetti:

“Yapılan hesaplamalara göre, üretilen buğdayın yaklaşık yüzde 5,5’i üretimde, yüzde 2,8’i kullanımda kaybediliyor. Bunlar büyük oranlar. Binbir güçlükle, zahmetle elde edilen ürünün neredeyse onda biri tüketilemeden kaybediliyor. Daha buna evlerdeki kayıplar dahil değil.

buğday

Kaybedilen buğdayın değeri milyon dolarları aşıyor.”

Bu kayıpları en aza indirmek için yapılması gerekenleri ise Bayraktar şöyle sıraladı:

  1. Ekimden hasada kadar tedbirler almak.
  2. Arazilerde tohum ekim aşamasında arazinin iyi tesviye edilmesi ve hasat sırasında meydana gelen tane ve sap kayıplarının en aza indirilmesi.
  3. Biçerdöverlerin ayar ve bakımlarının iyi yapılması ve hasat olgunluğuna gelmemiş ürünlerin kesinlikle hasat edilmemesi.
  4. Hasat zamanının doğru seçilmesi ve geç hasadın tane kaybına neden olabileceğinin unutulmaması.
  5. Operatör belgeleri olan sürücülere hasat yaptırılması.
  6. Arazinin yapısı ve durumu dikkate alınarak biçerdöverlerin teknik olarak ayarlanması.

Bu önemli konuya dikkat çekmek ve çiftçilerimizin emeğini daha iyi anlamak için haberlerde daha fazla yer verilmelidir. 🌾🚜🌱

14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü

14 MayısDünya Çiftçiler Günü olarak kutlanıyor. Bu özel gün, ilk kez 1984 yılında Uluslararası Tarım Üreticileri Federasyonu tarafından, Hindistan’da alınan bir kararla başladı. Ancak, ülkemizde çiftçilerin durumuna baktığımızda, kutlayacak değil de sorgulayacak çok sayıda konu olduğunu görüyoruz.

Çiftçiler, bu ülkenin temel direği olarak büyük bir rol oynuyorlar:

  • Ülke nüfusunu, mülteci, sığınmacı ve yabancıyı, turisti besliyorlar.
  • İstihdam sağlıyorlar ve işsizliği 2 puan düşürüyorlar.
  • Gıda ve tarım ihracatına imkan tanıyorlar.

Zor tabiat koşullarında, yağmur, çamur demeden, gecesini gündüzüne katarak üretiyorlar. Tarlalarından, bağlarından, bahçelerinden, ahırlarından ve ağıllarından kopmuyorlar. Ormanda ve denizde bile üretimlerini sürdürüyorlar.

Çiftçiler, sofralardan üç öğün hiçbir şeyi eksik bırakmıyorlar. Bu ülkeye hizmeti ibadet gibi görüyorlar. Ancak yaptıkları işin öneminin idrak edilmesini istiyorlar.

Tarım, modası geçmeyen tek sektördür. Elektronik aletler, makinalar ve motorlu araçlar olmadan da yaşanabilir, ama gıda olmadan yaşanamaz. Gıda ihtiyacı ertelenemez.

Dünyada yoksulluk ve kıtlık sürdükçe, 815 milyon insan açlık çektiğinde tarımsal üretimi artırmak zorundayız.

Uzay çağını yaşarken, dijital devrim ve otomasyon her alana girmişken, hala dengesiz gelir dağılımı nedeniyle yüz milyonlarca insanın açlık çekmesini gelecek kuşaklara anlatamayız.

Bu önemli günü, çiftçilerimizin emeğini daha iyi anlamak ve desteklemek için farkındalığı artıracak şekilde haber yapmalıyız. 🌾🚜🌱