Rehber Isparta

Gelincik Dağı Tabiat Parkı (Çamdağı) – Isparta

Açıklama

Gelincik Dağı, Akdeniz Bölgesinin bir şehri olan Isparta’daki Barla Dağı’nın bir tepesidir. Barla Dağı, Eğirdir Gölünün geniş yayı içine yerleşmiş durumdaki Atabey, Barla ve Senirkent yöreleri arasını bütünüyle doldurur. Isparta’nın merkezine bakan Gelincik dağı tepesi 2,799 metreyle Barla Dağı’nın en yüksek tepesidir.

İlçesi: Senirkent-Eğirdir

Alanı: 2593,0 Ha.(tamamı orman)

İklim: Saha Akdeniz iklimi ile İç Anadolu iklimi arasında geçiş bölgesinde yer almaktadır.

Jeolojik yapı: 3. Jeolojik zamanda teşekkül etmiş ve kalkerden meydana gelmiştir. Ana kayanın çok büyük kısmı kalker oluşumlarıdır.

Fauna: Saha zengin bir yaban hayatı potansiyeline sahiptir. Ayrıca sahada Kırmızı Orman Karıncası doğal olarak bulunmakta olup Kuzey yarı küredeki yayılış alanının en güney sınırını teşkil eder.

Flora: Saha 1100-2900 rakımlar arasında yer alır ve sahada sedir-karaçam ormanları bulunmaktadır. Münferit olarak da ardıç ağaçları bulunmaktadır. Biyolojik çeşitlilik açısından zengin bir floraya sahip olan Gelincik Dağında da bol miktarda soğanlı, tıbbi ve aromatik özelliklere sahip bitkiler bulunmaktadır. Sahada 127 çeşit endemik takson tespiti yapılmıştır.

Ulaşım: Saha Eğirdir-Barla yolu üzerinden Isparta şehir merkezine 70 Km mesafededir.

Mevcut Kullanım: Genel saha içerisinde anıt meşcere niteliğinde anıt sedir ağaçları ile kaplı eşsiz sedir ormanı bulunmaktadır. Kapı dağı ve Çam dağı bölümünden izlenebilecek eşsiz manzara güzellikleri bulunmaktadır.

Sahanın Çam dağı olarak bilinen mevkisine dini turizm amaçlı çok sayıda ziyaretçi gelmektedir.

Birden fazla efsanesi bulunan, Barla Dağı’nın kuzeye bakan tepesinde taş yığınlarıyla çevrili alanda Gelincik Ana’nın yattığı rivayet edilmektedir.

Senirkent’in 10 kilometre doğusunda, Senirkent’in yaslandığı dağın doğuya doğru devamı olan, Barla Dağı’nın kuzeye bakan tepesinde, 2 bin734 metre rakımlı bir tepe vardır. Bunun üzerinde çimenlik bir düzlükte etrafı gelişi güzel bir taş yığını biçiminde sıralanmış, bir duvarla çevrili, 10 metre uzunluk ve 5 metre genişlikte, oval bir alan içinde Gelincik Ana’nın yatmakta olduğu rivayet edilmektedir.

Birinci Rivayet: Her yıl buraya yaylamayı âdet edinen Sarıkeçili oymağından bir oba, günün birinde yine yaylada çadır kurar. Obanın oğlu geçen yıl burada evlenmiş ve gelin kadın ilk kınalı parmak aşını burada yaktığı ocakta yapmış. Gelinin kaynatası ona, hemen ateş yakmasını ve saç kondurmasını söylemiş. Gelin, o an aklına gelen geçen seneden kalan, toprağa soktuğu üç yanık esiyi alıp getirmek için soktuğu tarafa gitmiş. Topraktan çekip getirmiş. Hâlâ yanmakta olduğunu gören kaynatası hayretler içinde kalarak esinin toprağın içinde bir sene yanık kalmayacağını, gelinin başka bir amaçla oraya kendinden önce geldiğini ve kendini kandırdığını söylemiş. Gelin tüm saflığıyla bakmış. Elindeki yanık esileri tüm gücü ile atarak: “Allah’ım canımı al” demiş ve can vermiş. Attığı esilerden biri olduğu yerde, ikincisi kendisinin aşağısındaki Akdere denen derenin içinde, üçüncüsü Yassiören’in altında bulunmaktadır. Adları yanık katrandır. Bu dağa daha sonra bu gelinin ismi verilmiştir. Gelin-kaynata arasında geçen bu hadiseden sonra yaylanan bu dağa Gelincik Dağı adı verilmiştir. Burada yatan Gelincik Ana mezarına, adak adamaya, dilek dilemeğe gelinmektedir.

İkinci Rivayet: Her sene yaylamaya gelen Sarıkeçili oymağından olan Yörükler geldikleri tepedeki yaylaya bir çadır kurarlar. Daha yeni evli olan gelinin kaynanası gelinden bir ateş yakmasını ve yemek pişirmesini ister. Gelin şuradan, buradan, çalı, çırpı toplar, ancak çıkan rüzgardan ateşi yakamaz veya yanında kibriti yoktur. Gelin bütün çabalarına rağmen ateşi yakamayınca cadaloz kaynana, elinde oklava değneğiyle geline çok şiddetli saldırır. Ne olduğunu anlamayan gelin geçen seneden kalan küllere başını eğer ve saçlarını küllere bular. Meğerse ta geçen seneden küllerin altında kalmış olan kıvılcım, zavallı gelinin saçlarını tutuşturarak orada yığılı çalı, çırpı da alev alev yanar ve gelin de bu alevlerin içinde kül olur. Facia yerine yetişen güveyi ve obanın gün görmüşleri bu hale acırlar, göz yaşı dökerler. Hain kaynana diz çöküp Hakk’a yalvarır ve masum gelinine yaptığına pişman olur; ama iş işten geçmiştir. Gelinciğin kemiklerini bu ocağın mezarına gömerler ve bu dağa Gelincik Ana adını verirler.

Ulaşım: Saha Eğirdir-Barla yolu üzerinden Isparta şehir merkezine 70 Km mesafededir.

Kaynak: http://www.ispartakulturturizm. gov.tr/TR,71004/efsaneler.html